Bir tercih meselesiydi. Tek taraflı bir duygu kütlesini elbette ki barındırmalıydı içinde. Doğası gereği yerine getirilmeliydi. Aslında üçünü toplasan bir adam gibi aşk etmiyordu. Kanatlarını çırpmayı hiç öğrenememiş bir kuş, topal bir kara kedi, leş yediğini içine sindiremeyen bir karga üçlemesi. Her şey habersiz başlamıştı. Habersizce sarmıştı duygular onları. Sadece birinin haberi vardı olan bitenden, pek hükmedemedi kalbi çarptığında o da. Belki direnmedi. Zaten topaldı, ne kaybederdi. Uçmayı öğrenemeyen bir kuşa zarar verebilecek kadardı gücü. O da istemeyerek. Ne bok yediğini bilmeyen karganınsa bas bas bağırmaktan, sanki kart sesiyle inkar etmekten başka yaptığı bir şey yoktu o günlerde. Yerken güzeldi ama..
Ya sonrası.. Sonuçta karnı doymuştu karganın. Davul gibi gerilmişti yediği haltlardan. Başka dala uçmayı da biliyordu üstelik. Uçamayan kuş aşağıda kalmış, kara kediyse topal haliyle tırmanabildiği yere kadar gidebilmişti peşinden. Belki yetişemedi. Belli ki geride kaldı. Bu kez onun bile haberi yoktu olan bitenden; fakat olanlar olmuştu. Aşk bitmişti.
09 Kasım 2008
Gönderen
kıyıköşeyazı
zaman:
2:06 ÖÖ
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
0 yorum:
Yorum Gönder