Ortalama bir çocuklukta edinilmiş davranışların çok az değiştirilmiş haliyim,
yaşıtlarımla kıyaslanacak olursam,
adil olmayacak.
Kendimizi değiştiremeyeceğimizi söylerler,
oysa sadece çocukluğumuzu değiştiremeyiz.
Geçmişse biraz daha geneldir.
Başkalarına tümörün en fazla iyi huylusudur,
tüm vücudumu kaplayan huysuzluğum.
Sizedir zararsızlığım.
Yeterli sevseniz,
yeterince sevmeseniz,
yettiremesem sevginiz,
yetinsem de sevmeseniz,
hepsi bir.
Ben basite çabuk indirgerim,
en büyük kötülüğünüzü etseniz de bir.
Bağırmamı istediğinizde özellikle içimden konuşacağım.
Hakettiğiniz hakaretleri tatlı dille söyleyeceğim.
Aramanın en kayda değmeyen şeyidir aşk, hayatımdaki.
Ola ola olamadığım.
Yaptıklarımın uydurmadığım kalıbını pisletmekte serbestsiniz.
Aşkı kullanıp kafamı güzelleştirmek konusunda,
aylar oldu temizim.
Yağmurlu havada açan güneş kadar göstermese de kendini,
güneşli günde kapayan havanın da yeri sabit içimde, hoş eden.
Hayal felsefemdir; "bana göre hava hoş."
Kahvaltıya yürekle başlayan erkeklerimizin damak tadı mı değişen,
aşka bakışı mı bilmem ama,
ya ağzımızın tadı bozuldu, ya gözlerimiz.
Aynı kapının lacivertine çıkan birkaç çıkarım artık varabileceğimiz tümden varımlar,
tümden gelim veya tüme varım diye ayırmadığım.
Ve tabi gururlusunuz,
kalbinizi geç,
incir çekirdeğini doldurmayacak hislerinizde,
sanki çok bir şeymiş gibi,
kendini gerine gerine gösteren,
sebepsiz gurur.
Tanımlarsak;
kendinize sebepsiz bir düşkünlük.
Zamanın geçirilebilecek en verimlisindendi benim verebileceklerim,
siz neye verdiniz bilmiyorum,
yaşınıza verirken ben,
gözümde can verişinizi tekrar canlandırmak için.
Siz neye verdiniz bilmiyorum,
bilmek de istemiyorum.
Bana göre,
hava hoş da;
gurur olmaz, yapılır sevgisizlerim; yapmayın siz de olsun bitsin.
Düşürebildikten sonra,
yani hava hoş da;
ben razıyım,
gözümde tekrar tekrar canlandırmaya.
28 Haziran 2013
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)