Abc

27 Eylül 2010


Ben bir cır cır böceği tanıdım. Kimse bulamazken yerini ben günlerimi geçirdim. Hiçbir şey susturamazken onu ben anlattım o dinledi. Ben bir cır cır böceği sevdim. Ne kafa şişiriyorsun dedim ne üzerine basıp ezmek istedim. Bir an için çıkmaz yol sandım, her adım yolun sonuymuş anladım. Ama sonra yürümedim koştum. Birinden geçince diğerleri yol verirmiş gördüm. Hiç demedim konuşacak bir şeyimiz yok ya da kalmadı, konuştum konuştum. Bildim bileli dinlemeyi duyduklarıma inandım.

Gönderen kıyıköşeyazı zaman: 12:09 ÖS

0 yorum  

15 Eylül 2010


Hislerimin tam karşılığı türkçede yok sanırım; olsa yazardım.

Gönderen kıyıköşeyazı zaman: 10:05 ÖS

0 yorum  

Yarınlar olmayacak demiyorum. Demek de istemem. Geçecek demeyin bana geçeceğini ben de biliyorum. Nasıl geçeceğini de çok iyi biliyorum ama. Hem de öyle iyi biliyorum ki anlatmayın bana. Çok sonrasını zamanı geldikçe düşüneceğim. Şu an tek alıp veremediğim sabah gözlerimi ilk açışım. Kim önüne geçebilir ki o acının? Kim durdurabilir ki? Acıyacak işte. Şu an buğulu gözümde bulanan klavyenin tuşlarından anlayabiliyorum bunu. Tamam uyumadım diyelim kaç gün dayanabilirim? Nasılsa bir sabah ölmeyecek miyim? Yarın olmasa başka bir sabah yine o acıyla ayılmayacak mıyım? Evet zaman. Tek doğru cevap. Teselli vereceğinize bir dilim daha verin de bari zamandan karnım doysun tatlı yalanlarınıza.

Gönderen kıyıköşeyazı zaman: 12:26 ÖÖ

0 yorum  

10 Eylül 2010


Siz diye hitap etmek istiyorum size bayım. Bir yabancı gibi düşününce her yeriniz. Ve otobanda dünya yol gitmişken sollanan ilk araba kadar gerilerde şimdi olduğunuz yer. Önüme çıkan herhangi biriymişsiniz. Kiminin acelesi vardı, kimi acemiydi, kimi hızı seviyordu, kimi zig zaglar çiziyordu, kimi yolun kenarına çekmişti, kimi kaza yapmıştı, kimininse sağ şeritleydi işi. Kaza yapan bile en azından hatasını anlamıştı. Sizse ben yanınızdan geçerken daha çıkmamıştınız bile yola. Yol bu her şey gelebilir insanın başına ama siz su bile dökmemiştiniz arkamdan. Uğurlamamıştınız bile. Dönüşü olmayan bir yol muydu girdiğim bilmiyordunuz. Merak da etmediniz. O sırada radyoda çalan müzikler bile daha çok ilgilendiriyordu sizi. Çıkan bir şarkıya bile daha çok eşlik ediyordunuz. Gideceği yere vardığında bir daha yüzünü bile görmeyeceğiniz otostop çeken kişilerle bile daha ilgiliydiniz. Ani fren yapmış gibiydiniz yarı yolda bırakırken beni. Sarsılmıştım 'Hatalıysam arayın' yazısıyla beraber telefon numaramı verecek kadar eminken kendimden. Belki hatalıyım, belki bütün hata bende ama sizin hatanızı kabul edecek kadar bile cesaretiniz yoktu, daha yolun başında anlamalıydım bunu.

Gönderen kıyıköşeyazı zaman: 7:59 ÖS

0 yorum  

 
>