19 Ağustos 2012


Başımdan kaynar sular döküldüğü sırada,
beynimden vurulmuşa dönerken,
saatler boyunca renk vermeme çabamın ardından gelen ruh haliyle,
verdiğim tepkiyi aşırı bulduğunu mu söylüyorsun?

Evet de de göreyim.

Gönderen kıyıköşeyazı zaman: 10:58 ÖS

0 yorum  

05 Ağustos 2012


Bazı şarkılar birini, bir şeyi ya da çoğulunu hatırlatır; bazı kişiler, olaylar ya da tekilleri bazı şarkıları. Ben mesela ne zaman onu getirsem aklıma o şarkıyı açıyorum, hoşuma gidiyor. Kötülüğü dokunmuş insanları iyi haliyle ya da kötülükleri dokunmuş bir insanı iyi halleriyle hatırlamaktan hoşlanıyorum. Önceden hissetmişcesine, ilk randevuda yaşamını sürdüremeyecek kaç aşkın acısını çıkarabilirsin? Karşılıklı oturduğunuz masada henüz içeceğinden yudum dahi almadan mutluluğun dibine vurabilirsin? O anla sınırlı kalacağını bile bile ‘ne kadar’ını düşünebilirsin her şeyin? Mesela o an ne kadar güzeldir her şey, ne kadar hoştur her bir şey... Şimdi ona dair hislendiren her şey şarkıyla gelen iyi hatırlatmalar içindir, o kadardır. Yani belki. Çok da bir şey aramamak lazımdır. Yani belki de. Yalandan da olsa, gülesi gelmiş, bir güzel gülmüştür, güzel de gülmüştür hani, güzeldir gülüşü, tek bir akşamla sınırlı da kalsa... O şarkıdaki gibidir işte.


Aradan geçen onca zamandan sonra telefonun ucunda dilediği affı aklına getirip, tam da konuştuğunuz yere bu gelişinde fethetmişliğini defetmişsindir kalbinden. Affetmişsindir. Büyüklük de kime kalırsa kalsındır işte.

Gönderen kıyıköşeyazı zaman: 9:00 ÖS

0 yorum  

03 Ağustos 2012


Alınan yol uzayıp da geride kalan zaman çoğaldıkça,
kendini ifade etmeyi daha iyi değil de,
kelime seçerken zamanı boşa almamayı,
bir yere varamayacağın yerde durmayı,
zamandan kar etmeyi böylelikle öğrenirsin.

Zamandan çalar zaman kazanırlığınla anladıkları kadarını alır,
karşılığını da bir güzel verirsin. 
Yani susarak. Bir yanisi de yaşayarak. 
Cümle kuruluşuna bakmaz kafalarda kurulanlar. 
Ki zar tutmaktır bana kalsa kelimelerde çok seçici olmak. 
Sular kesilmiş de gelmiş gibi her barışmanın,
tazyikli akıttığı duyguların önüne geçebilir mi kim? Kim ne diyebilir? 
Var olduktan sonra konusu geçmeyen,
lafı edilmeyenlerle varlığını sürdürür, 
süründürürüz gerekirse açıkta kalmış söz öbek öbeklerini.
Öyle öyle geçirir birkaç çiziğimizi, tek geçeriz çifte standardımızı. 
Büyük gösterir yaşımızdan bizi aşk geçmişimiz. 
Onunla bununla kırıştırdıkça kırışıklıklarımız... Yatıp kalktıkça yatak izlerimiz... 
'Duymamış olalım' ama biz yine yüzümüze vurulursa. 
Bakınca maziye -hep bunu demek istemişimdir-,
tek bir zaman düzeltebilir bizi, 
düzeltmezse de canı sağ... biz selamet...

Gönderen kıyıköşeyazı zaman: 1:11 ÖÖ

0 yorum  

 
>