Başımdan kaynar sular döküldüğü sırada,
beynimden vurulmuşa dönerken,
saatler boyunca renk vermeme çabamın ardından gelen ruh haliyle,
verdiğim tepkiyi aşırı bulduğunu mu söylüyorsun?
Evet de de göreyim.
19 Ağustos 2012
05 Ağustos 2012
Bazı şarkılar birini, bir şeyi ya da çoğulunu hatırlatır; bazı kişiler, olaylar ya da tekilleri bazı şarkıları. Ben mesela ne zaman onu getirsem aklıma o şarkıyı açıyorum, hoşuma gidiyor. Kötülüğü dokunmuş insanları iyi haliyle ya da kötülükleri dokunmuş bir insanı iyi halleriyle hatırlamaktan hoşlanıyorum. Önceden hissetmişcesine, ilk randevuda yaşamını sürdüremeyecek kaç aşkın acısını çıkarabilirsin? Karşılıklı oturduğunuz masada henüz içeceğinden yudum dahi almadan mutluluğun dibine vurabilirsin? O anla sınırlı kalacağını bile bile ‘ne kadar’ını düşünebilirsin her şeyin? Mesela o an ne kadar güzeldir her şey, ne kadar hoştur her bir şey... Şimdi ona dair hislendiren her şey şarkıyla gelen iyi hatırlatmalar içindir, o kadardır. Yani belki. Çok da bir şey aramamak lazımdır. Yani belki de. Yalandan da olsa, gülesi gelmiş, bir güzel gülmüştür, güzel de gülmüştür hani, güzeldir gülüşü, tek bir akşamla sınırlı da kalsa... O şarkıdaki gibidir işte.
03 Ağustos 2012
Alınan yol uzayıp da geride kalan zaman çoğaldıkça,
kendini ifade etmeyi daha iyi değil de,
kelime seçerken zamanı boşa almamayı,
bir yere varamayacağın yerde durmayı,
zamandan kar etmeyi böylelikle öğrenirsin.