13 Eylül 2008


Bugün yarına gebe dün bir önceki güne. Kim çıkarmış kısır döngüyü. Basbaya doğurgan işte her gün. Hep biri birine hamile. Hepsi de birbirine benziyor. Korunmak mümkün değil her geçen günden. İki ay on günse çoktan geçmiş oluyor biz farkettiğimizde. Güneşin doğmaması için artık çok geç. Başkasından her çaldığımız zamanı evlatlık alırız nüfusumuza geçirecekmiş gibi. Oysa hepimiz piç gibi kalırız zamanın birinde. Hatta gibisi fazla.

Gönderen kıyıköşeyazı zaman: 4:01 ÖS

0 yorum  

11 Eylül 2008


Sağlıksız kararın önüne geçen gerçek dışı bir gülümseme. Bunlar içlerinden sadece birkaçı yolsuzluğun. Yolunda gitmeyen ama zorla götürdüğümüz muntazam hayatımızın. O kalabalıkların içinde, içlerinden biri bunların farkında. Ama sadece biri. Gerisi farkında bile değil ki umurunda olsun. Sen daha yoluna koymaya çalışırken bir şeyleri onlar yolunu bulur. Hiç merak etme. Bırak artık düşünme de. Nasılsa herhangi bir zaman diliminde herhangi bir kuş herhangi bir evin çatısına konacak ya da havalanacak. Çok değil, bu kısaltmalardan ibaret yaşayışlarla büyütüyoruz bedenlerimizi. Dıştan bakıldığında ‘ne kadar da büyümüşsün sen’ sözlü müzikli akraba ziyareti değil de akraba düğünleriyle, sadece düğünden düğüne karşılaştığımız için, moral buluyoruz. Başı sonu belli yalnızlıklar. Kesinliği olan tek şey olarak çıkıyor her yerde karşımıza. Kimsenin gözünün içine baka baka da dememek lazım yalnızım diye. Ulu orta söylenecek şey vardır söylenmeyecek şey. Ne kırıcı ne açık olmayalım da ne olursak olalım. İster yalancı ister dolandırıcı. İsterse de yalnız. Tam da o anda lafı çevirmek lazım sözde kalabalıklarda. Moral demişken. Moral diye bir şey kaldı mı bu şartlar altında kaldıkça. Ne bıraktı ki sağ kalan, büyük büyük dedelerimizden kalan hayat. En toparlanmaz moralle yazdıkça yazdıkça bir de baktım konuşmayı unutmuşum. Kısa bir dönemden daha geçmişti kötümserliğim. Bu defa uzun süreceğe benziyor. Uzun vadede ödetiyor bunu bana geçmiş günler. Fitil fitil. İşte bu da hayatın ibaretinden arta kalanlar. Bırak artık düşünmeyi. Bak ben hiç düşünüyor muyum.

Gönderen kıyıköşeyazı zaman: 10:26 ÖÖ

0 yorum  

03 Eylül 2008


Sen git ben arkadan yetişirim düşüncesiyle oturtulmuş bir kalıba sokulmaz ki bundan sonrası. Çok zamana ihtiyacı var. Ama ne yazık ki bizim ayıracak o kadar vaktimiz yok. Yaşarken süre dolup bir de zamanla yarışacağımıza bırakalım gitsin. Elbet vurur bir kıyıya.

Gönderen kıyıköşeyazı zaman: 6:11 ÖS

0 yorum  

 
>