30 Ağustos 2010


Mutsuzlukla aramda seviyesiz bir ilişki var
Ayrıl barış
Onun rahatlığı bana batıyor,
benim rahatlığımsa hareteke geçiriyor onu
Ayrılamıyor benden

Canımızı sıkan çok ortak konumuz var
Sırf önce ona bakılsın diye,
senin falın fallanmış zihniyetiyle fal kapatmalar mesela
Sonra...
Benim kızım kötü yola düşemez ama sen istersen düş zihniyeti
E ben de bir annenin kızı değil miyim dedirtiyor,
ikimizi de canından bezdiriyor bu gibi saçmalıklar
O da ben de sevmiyoruz ayrımcılığı,
sadece kendini, kendi kızını oğlunu düşünenleri
Hemen birbirimize geri dönüyoruz bu yüzden
Ve bunlar sadece birer örnek

Mutsuzken daha iyiyiz biz
En azından üzen biri yok
Çok önceydi tanışmamız,
öyle düğüm atmışız ki bağlanırken,
ne kadar uğraşsak da çözemedik
Açıklama bile yapmıyoruz tekrar bir araya geldiğimizde,
'anladın sen' diyorum oluyor bitiyor

Gümrükten geçemiyor o hayatımda olduğu sürece mutluluk,
biliyorum
İyi teselli ediyor ama
Bana güveni tam
Ben bir insanı sevmeyi kestiysem varmış bir bildiğim,
öyle diyor
Beni iyi tanıyor mutsuzluğum
İyi kolluyor
Ama şunu da biliyorum ki,
sırtım yere gelmez benim mutsuzken,
daha üzülmem

Hey siz,
ve çok bilmiş paşa gönlünüz gönlünce devam etsin yoluna,
benim içim rahat

Gönderen kıyıköşeyazı zaman: 12:21 ÖS

0 yorum  

Sıra atlıyor verdiğimiz savaşlar. Beşinci dünya savaşı çoktan çıktı ama ne gören var ne duyan. Sessizce savaşıyorlar. Ateşli silahlar yok, çarpışmıyor kılıçlar. Soğuk savaş falan da değil. Bir iç savaş bu. Sen başlattın sen durdur şimdi. Sonra da atla atına git.

Gönderen kıyıköşeyazı zaman: 12:06 ÖS

0 yorum  

14 Ağustos 2010


Ne zaman yazsam aklıma bir şey gelir. Ne zaman yazsam düşüncelerim değişir. Ne zaman yazsam daha yazacaklarım olur. Ne zaman yazsam bilemem nereden başlasam nerede dursam. Ne zaman yazsam yine yazasım gelir. Ne zaman yazsam duygularım değişir. İşte ben ne zaman yazsam başıma bunlar gelir. Ve ne zaman yazsam bir yerden başlamış olurum.

Bu gibi karışıklıklardan doğmuştur bütün yazma isteğim. Şimdi düşünüyorum da kundakta başlıyor hayata bakış. Önüne birinin geçme olasılığı var, gözlerinin bozuk olabilirliği, ya da senin geç anlıyor olabilmen geciktirebiliyor durumu. Hiç yetişememen de olası.

Küçücüktüm kendi kendime ben yazacağım dediğimde, ne var ne yoksa yazacağım. Halbuki kendime o sözü verdiğimde öyle kötüydü ki yazılarım, biliyordum da üstelik. Hatta birine yazdığım aşk mektubunun elden ele dolaşıp, alay edildiğini bilirim. Hem de ne alay. Ne mi yaptım, yazmaya devam ettim. Sonra da bu bile vazgeçiremediyse hiçbir şeyin vazgeçiremeyeceğini anladım, artık söze gerek yoktu.

En okunası yazımı yazdım -Belki daha iyisini yazamam bile-. Okurken en sıkıldığım yazıyı yazdım -Belki de birilerinin ilk ve son okuyuşu olmuştu beni-. Her zaman yaptığım gibi yazmaya devam ettim. Daha da yazacağım. Bunu okuyan böyle bilsin, istemezse okumasın.

Gönderen kıyıköşeyazı zaman: 12:20 ÖS

0 yorum  

 
>