29 Ağustos 2013
15 Ağustos 2013
Ne çok hayaliniz var gerçekleşmeyi bekleyen.
Bana sorsanız bildiğinizi sandığınız,
bildiğiniz gibi davranmasanız.
Bilseniz ne çok yalanınız var gerçekleşmeyi bekleyen.
Şunu bilin ki karşınıza dikilirse şaşırmayın,
kötü hisler beslerseniz,
kötülük büyütürsünüz.
O da bilsin ki beklemedim.
Özleyince gelir diye düşündüm.
Şimdi,
göstersin kendini sevgisiyle.
Bilir misiniz,
ona bakarken gördüklerim onu bile sollar.
Ama şimdi,
tezahürata gerek yok,
sevgisini göstersin bana.
Pul koleksiyonu göstersin.
Tüm kalbiyle.
O mu?
Sizin de bildiğiniz gibi,
gidebilir,
ama önce beni çiğnemesi gerekir.
Ve bilirim ki layıkıyla yapacaktır.
Bilmem bilir misiniz,
mobese kameralarına yakalanır gibi,
bir histi aşk.
Ve en içten sevdiğimiz yerleri,
hep kusurlarıydı.
Ama şimdi,
sevgisini göstersin bana.
Kendini değil.
Siz bilmezsiniz,
ne de benimserdim sizleri de.
Benim olanlar konusunda,
ne yazık çoğul konuşmuşum.
Sağolun,
varolun ama,
kaybolun şimdi.
13 Ağustos 2013
Sokak köpeği gibi sevgiye açsın sevecek olsam korkup kaçıyorsun.
Bazı günler de sevilmeye muhtaçsın ısırırsın diye sevmeye korkuyorum.
Düşüncelerim arasında,
iki düşünce arası astral yolculuk
Kim yapabilmiş hissedilenlerin çevirisini,
son güne kadar
En son ne demiştim diye sormaktan korktuğumuz,
insanlar varken hayatta
Esneme payıma düşmeyen eşitlik anlayışınız,
hala hayattayken
Amele yanığıdır size göre aşıklığımız,
hız kesmediğiniz gülüp geçmeleriniz eşliğinde
Asılsız suçlamalar,
anlayışsızlığın en asıllısıdır
Kimin kalbi kiminkini döver çocukça hareketliliğinde,
sonuç olarak her şey konuşuldu,
anlayanı kusur kaldı
Ama size bir şey söyleyeyim mi,
siz doğru kelimeleri seçemediniz
Sondan bir önceki gülüşünüz,
eşlik eder artık hayat koşunuza
Ortada buluşunca,
orta yolu bulacağımıza kayıplara karışmışlığımıza,
en kapalı ve en sivri uçlusundan:
Şimdi ne değişti aramızda?