Sondan 3. gün:
Ne zaman suyla yüzleşse yüzünüz, akıtır makyajını, bütün foyasını
Gerçekleri söyleme pahasına
Tam da o sırada bir şey bir şeyleri hatırlatır, o bir şeyler de başka bir şeyleri..
Bir ses yüksek sesle konuşur
Lafın hangi gün sana geri döneceğini bilmezsin
Çocukluktan kalmadır kendi diyenin kendi olması.. çocukluğumuza dayanır kötü sözün sahibine aitleşmesi
Yüzümüze çarptırılmıştır, önce saf bildiğimiz su, sonrasıysa ağır cezaya çarptırılmak olur
Ya gürültü ya çevre kirliliğidir artık yaşanılan her şey
Hangi saatte burada olacağını, kaç treniyle geleceğini bilsek de bilemeyiz işin aslı işin aslını
Onun iner inmez yanımıza geleceği meçhuldür çünkü
Es de geçebiliri gösterir ihtimaller
Sesin nereden geldiğini bilmezsin, belki kulak asmazsın, ama işittiğin her ses onu çağrıştırır
İki seçenek vardır
Ya özlediğini açıkça dile getiren baş dönmesini pekiştirecek bir ayrılık ya da..
Ya da onun tam tersi
Ve eğer öyleyse sen de gardını al; çünkü artık hiçbir şey işlemez ona
Bu da ettiğin duaların Tanrı katına ulaşmadığını gösterir ki bu hiçbir şeyi açıklamaz
Çelik yeleğini giy, beddua zamanıdır şimdi
Dört odacıklı bir haznen vardır senin, kapanır kendi içine
Kendini dinlersin doktorculuk oynar gibi kaderinle, çocuk gibi küsersin
Aşkını dinlersin doktorculuk oynama bahanesiyle..
Steteskopu takar, sol göğsüne yerleştirir uzanırsın
O atar sense dinlersin
Her şeyin ötesinde iç sesindir o senin
Ve seni temin ederim zamanı durdurur, saniyelerin atmasına benzemez kalp atışın
Saat sesini aratmaz kalbinin çıkardığı sesler
Binlerce adam, yüzlerce kadın çığlığıdır duyduğun
Onunla birlikte zaman da durur her yeni yenilişte..
Geçmez vakit; öyle sanıyorsan aldanıyorsundur
Belirsizliği gösterir saatler..
Artık ayaklarını uzatabilirsin, çünkü çaban yersizdir
Onun başkalarıyla olamayacağı düşüncesi yerini usulca, olsa da seni daha bir hatırlatacağı düşüncesine bırakır kendini başka bedenlerde..
Koşar adımlarla oradan uzaklaşacağı, sana kucak açacağını düşlersin
Ama yüzyıllık bir geçmişi vardır her düşüncenin altında yatan acı gerçeğin
Ve bu düşüncelere daha önce kapılanlar bir tarafını açmış gülüyordur sana şimdi
Hala anlayamadın mı sen diyorlardır
Önce kalbini ardındansa zamanı bir celse de durdurursan dava düşer
Bütün sorun ortadan kalkar
Sense zamana aldırmadan döneceği günün hesabını yapıyorsundur, geç kalırsa hesabını verecekmiş gibi..
Yaklaşan her tren sesi kavuşma anına yaklaştırır gibi
Bunun yanında ona karşı değişeceğin günü iple çekmek ister canın, ipleri elinden kapıp
İplerin onda olduğunu bir kez daha hatırlatmaktan başka bir işe yaramaz bu can çekmesi kendine
Can çekiştikçe de canın daha çok çeker
Bu yüzden senden uzaklaşınca sanki için çekiliyormuş gibi olur
Bu yüzden canın yanar
Bu yüzden duramazsın yerinde
Bu yüzden sürüklenirsin peşinde her gittiği yere
Bu yüzden işte bir tren sesi daha deler geçer seni
Farkındalığını fark etmelisin artık, iplerin hepsini eline geçirmiş durumda
Durum böyle olunca da ters işler işler
Gürültü kopar, ışık hızını geçer
Onunsa tuzu kurudur, onu bağlamaz, sadece tutar
İpin ucundaki senden başkası değildir
Bir telefonun ucundan tatilini uzatır
Bir telefonun ucundan bir süre daha işlemek istiyordur cinayetini..
Onun özgürlüğü senin özgürlüğünün sınırlarını çoktan geçmiştir
Sensizliğin sınırlarını aşıyordur yine
Bu ne biçim şey değil midir?
İçilen her kahve sadeliğini koruyabilir mi sanıyorsun bizler burada dururken
Her çaydanlık kendi demliğinde demlenir
Düşünmek yerine içgüdüleriyle hareket edebilir canı isterse, kimse sen değildir
Bir kerecik bile kulak asmayabilir sana
Her şeyini eline tutuşturmakla tehdit edersin, çocukluk anılarını bile
Oysa kimse kimsenin anılarını taşımak istemez, atar elinden
Ve sevginin tükendiği noktada..
Sana söz; o noktaya gelinceye kadar unutmayacaksın onu..
O noktadan sonraysa ona düşecektir senin düştüğün haller
Sondan 2. gün:
Bu günlerde sevmez olmuş günleri
Giderken iyi de dönerken kötü geçmiş yolculuğu
Neymiş bekleyeni varmış
Çok bekletmiş
Beklemeyi bırakacağından değil de hala bekliyor olmasından korkarmış
Hiç istemezmiş arkada birini bırakmayı
Ama olmuş bir kere bekleyeni
Onun yanından ayrılıp çıkmış yola..
Yol boyu düşünmüş
Epeyce düşünmüş
Kararına varmış hataların, tam olacak derken
Yol bitmiş, varmış gideceği yere
Kaldığı gün sayısına endeksli çıkmış aklından aklına gelenler
Uzun yol işe yaramış yaramasına ama..
Uzaklık girmiş araya bu kez de
Varınca varacağı yere silinmiş akıl ettikleri
Sonra mı..
İyi kötü anıları kapıp çıkmış yine yola
Dönerken de düşünmüş yol boyunca ama..
.. son yanından ayrıldığını.. kim bilir kimi..
Bilmem kaçıncı gün:
..
Artık özgürsün.. dün geceden bu yana öyle özgürsün ki.. fakat artık onun (kimsenin) olmayarak.
21 Mayıs 2007
Üstüme üstüme gelen veya her ne ise benim üzerime kurulan cümlelerin karşısına geçip ses vermekten artık renk veriyorum. Soru cevap şeklinde değil bunlar. Bir adım geride durur mu suçlamalarınız? Nefes alamıyorum.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)