03 Ağustos 2012


Alınan yol uzayıp da geride kalan zaman çoğaldıkça,
kendini ifade etmeyi daha iyi değil de,
kelime seçerken zamanı boşa almamayı,
bir yere varamayacağın yerde durmayı,
zamandan kar etmeyi böylelikle öğrenirsin.

Zamandan çalar zaman kazanırlığınla anladıkları kadarını alır,
karşılığını da bir güzel verirsin. 
Yani susarak. Bir yanisi de yaşayarak. 
Cümle kuruluşuna bakmaz kafalarda kurulanlar. 
Ki zar tutmaktır bana kalsa kelimelerde çok seçici olmak. 
Sular kesilmiş de gelmiş gibi her barışmanın,
tazyikli akıttığı duyguların önüne geçebilir mi kim? Kim ne diyebilir? 
Var olduktan sonra konusu geçmeyen,
lafı edilmeyenlerle varlığını sürdürür, 
süründürürüz gerekirse açıkta kalmış söz öbek öbeklerini.
Öyle öyle geçirir birkaç çiziğimizi, tek geçeriz çifte standardımızı. 
Büyük gösterir yaşımızdan bizi aşk geçmişimiz. 
Onunla bununla kırıştırdıkça kırışıklıklarımız... Yatıp kalktıkça yatak izlerimiz... 
'Duymamış olalım' ama biz yine yüzümüze vurulursa. 
Bakınca maziye -hep bunu demek istemişimdir-,
tek bir zaman düzeltebilir bizi, 
düzeltmezse de canı sağ... biz selamet...

Gönderen kıyıköşeyazı zaman: 1:11 ÖÖ

 

0 yorum:

 
>