27 Kasım 2008


Kan rüyayı bozarmış.. Oysa hiç kan akıtmadık.

Kırmızıya çalan tek bir renk bile belirmedi. Bir şeyler eksikti, biliyordum. Kırmızısız çok yavan kalıyordu konuşmalar, döşemeler, modernize etmeler.. Kontsept oluşturulamadı bu kırmızısızlıkta. Kanıttan daha gerçektir kırmızı. Bilemedik; çünkü bize öğretilen bu değildi. Çok göze çarpmamalıydık onlara göre. Çok dikkat çekiyordu kırmızı, yasaktı, günahtı, üzerimizde bulundurmamalıydık. Anlaşamadık. Bütünleşemedik. Açılamadık. Akıcı bir konuşma yapamadık. Eksiktik, kırmızısızdık. Baktık ki olmuyor. Başta söz dinlemiştik ama sonra tutmadık sözümüzü. Bir bıçakla gördük işimizi. Kan gölüne döndü etraf. Kural tanımazdık, sonradan görmeydik kırmızıyı.

Öğretilenlere göre iddialı bir renkti kırmızı, ayıptı kendi gibi çağrıştırdığı her şey de. Ortası yoktu, ya hiç tanışmamalıydık ya da doğar doğmaz kırmızıya bulanmalıydık. Anladık ki alışık olmayınca tutuyormuş kan.. Ve anladık ki geç anlıyorduk..

Gönderen kıyıköşeyazı zaman: 4:18 ÖS

 

0 yorum:

 
>