17 Temmuz 2007


Altta kala kala öğreniyoruz güreşmeyi. Şu an üste çıksak ne çıkar rakibin ağırlığı üzerimizde. Koymuş bir kere ağırlığını. Daha zamanı var. Sadece ninnlilerle mi sanki, bak kuş uçuyorlarla, neler nelerle uyutulduk. Neyi kaçırıyorduk birbirimizden, görünmeden, göstermeden. Bir varmış bir yok olmuşlara inandık kuş sevdamız yüzünden. Gerçeklerle aramızda bir şey olmadı ki hiç yalanla ilişki kurmaktan çekinelim. Sevgiyle öfke bu kadar iç içe geçmişken biz niye ayrılmaz ikiliyi oynadık. Burada durup neyi izledik. Nasıl mızıkçılık yapıldığını mı. Kayda değer konuşmalar sarf etmedik hiç. Kayda geçmeden sabah olduğundan. Ki zaten sabaha karşıydı her buluşma. Bir nakavt edilişi daha görüyorum güçlü kuvvetli umarsızlığında. Gecekondular hep mi yıkılmaya mahkum. Bir çadır kuruntusunda yaşamak olmaz mı duyguları. Kimbilir kaç karakterli duygularım. Hiç inandırıcı değil. Sevdim ama ne desem az kalır yanında, bu yüzden dilimin ucunda tutuyorum diyeceklerimi. Gerçek olmayan hiçbir şeyi hissetmez, yürek derler buna. Ama siz yine de yalanlayın hatırım kalır. Hep bir ağızdan konuşmaya özen gösterin ama, inandırıcılığını yitirir ne me lazım. Anlatmaya kalksan yerinden kalktığına değmez. İlk bakışta zor görünür. Çevir kafanı tekrar bir bak. Ama dur eğlenmene bak. Bir yere ayrıldığım yok henüz.

Gönderen kıyıköşeyazı zaman: 2:37 ÖS

 

0 yorum:

 
>