Erken yatmadım geç de uyanmadım ama kalkmak istemedim. İyi ya da kötü hiçbir şey düşünemez haldeyim. Son aylarda verdiğim mücadeleyi hayatımın hiçbir yerinde vermedim. Belki daha öncesinde olsaydı vardığım yere sevinebilirdim. Ama bugün sevinmeye halim yok.
Kendi halimde yaşarken birilerinin gördüğü uygunlukla başladım çabalamaya, hayatta yapamam dediğim şey için. İki yıl önce de demiştim, istemeden oldu diye. Ama artık iyi mi oldu kötü mü bilmiyorum. Yıllar yılı akıl etmek yerine etmediğimi bırakmadığım aklımı kullanmam gerekiyor şimdi. Kuvvetli bir iletişim, üstün bir kavrayış. Doğduğum günden beri sevmediğim sayılarla, çok sevdiğim harfleri bir araya getirip, hiç haz etmediğim kadar sert olmamı bekliyorlar benden. Tam olamam ki diyecekken oldu dediler. Olmuş bulundum. Şimdi sıra bunu huy haline getirmemekte. İş işte kalmalı.
İletişim becerisiyle ilgili bir eğitime kattılar önce. Tam tahmin ettiğim gibi testten çıkan sonuç. Çıkmayan sonuçsa kendimi geliştirmem gereken huylar. Hırs, ihtiras, lider güç. Hiç yokmuş bende, eğitmenim söyledi. Ya ben hiçbirini istemiyorsam, dedim; istemek zorundasın, dedi. Başka türlü dönmezmiş bu işler. İşte böylece oluverdi, olmaz dediğim.
Yani ben öyle sandım. Ben oldu bittiye getirirken meğer daha yeni başlıyormuşuz. Ve tam gaz sürerken gayretim biri çıktı karşıma. Daha önce de çıkmıştı ama bu kez başka, bu kez kendinden emin, çekilmiyor karşımdan. Ekranda yanıp sönen ışığıyla üç gram aklımı birbirine katıyor, ne diyeceğimi şaşırtıyor. Kötü olansa hiç şikayetçi değilim. İyisi mi hoşuma gidiyor. Yine harflere yakın hissediyorum, sayılara uzak. Yumuşamaya meyilli, iletişim kopuk.
Hayatın iş alanında başarıyı ucundan da olsa yakalamışken sırası mı şimdi dedim ilk anladığımda, ilk ve son soruşumdu kendime hesabı. Neyse ödeyeceğiz artık hayatın aşk anlamında.
30 Haziran 2011
Gönderen
kıyıköşeyazı
zaman:
10:30 ÖS
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
0 yorum:
Yorum Gönder