Kurduğum saatte çıkmıyor ağzımdan diyeceklerim zigzaglar çizerken duyumsadıklarım. Çalınmadıktan sonra kalbim ortada olan durum çıkarımlarıma ters düşse ne çıkar, çelinmedikten sonra aklım. Hiçbir zaman dile dökülemeyenin avukatı olarak kalıyor, haklıyken haksız çıkıyor işte böyle vücut dilinin ucundakiler. Sorun değil ki. Ben kendime bakarım, hissettiğime bakarım, heyecanıma, gık demeden geçirilmiş sekiz dokuz saate, konuşulanlara, gözünün içine bakarım. O bakar körlerden değilim ki. Gerçek ama doğru değil ne çıkar. Ağzımdan çıkar çıkmaz çalmıyor saatler, kurmadansa uyanamıyorum duruma. Panjurlarım var sabahı getirmeyen, güneşi çıkartmayan. İnançlıysam kör değilim ki. Bildiğim halde soruyorsam bil ki doğru bildiğimden. Senden duymayı beklesem ne çıkar. Hiç durmadan ilerlerse hiç sormadan geçmez ki zaman. Kalın kalın kitapları sollar sayfaları az olan. Uzun uzun yılları geride bırakır yakalanırsa kısacık bi an, teslim olmasa ne çıkar. Bugünün de en büyük bağlılığıdır dün ama umudunu hep yarına bağlar. Tekrar ediyorum ki sorun değil. Duruma bakarım ben, yüzümü güldürene, parmak hesabıma, yürünmüş yollara, yoluma bakarım ben, sen dönsen ne çıkar.
Nereye gittiğini bilmedikten sonra laf ağzından çıksa ne çıkar.
12 Haziran 2011
Gönderen
kıyıköşeyazı
zaman:
7:24 ÖS
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
0 yorum:
Yorum Gönder