12 Aralık 2010


Bir akrabam vardı yurt dışında yaşayan. Geçmiş zamanmış gibi bahsediyorum çünkü yıllar oldu görmeyeli. Çok açık giyinirdi. Türkiye'ye geldiğinde de aynı şekil. Eski zamanlarda bir düşünün Adapazarı gibi bir yeri -Bilenler bilmeyenlere tek kelimeyle anlatsın, ki bir kelimeye sığacak kadardır-. Ben düşünmek bile istemem.

Velhasıl etek boyuna, giydiği bluza karışan eden olduğunda, ki mutlaka olurdu, öyle karşılık verirdi ki yıllar geçti hala aynı tazeliğini koruyor hafızamda. Bir gün yine biri karışmış, o da olağanca kendini beğenmişliğiyle şöyle demiş: "Nedenmiş o, sakınacak bir yerim mi var da kapatayım". Küçüklüğümden beri ne kadar doğru bir laf ettiğini düşünürüm o laf edenlere. Şimdi ne oldu ona diye sorarsanız ellili yaşlarda kız kurusu olarak kaldı. Ama bu benim gözümde verdiği cevabın haklılığını değiştirmedi.

Sözüm o ki, ben kendimi iyi hissettiğim, içinde iyi hissedebileceğim bir hale bürüneyim de, ne çıkarsa bahtıma...

Gönderen kıyıköşeyazı zaman: 4:43 ÖS

 

0 yorum:

 
>