İçinden ucunu çekip balını yediğimiz çiçeğin kokusunu nerede olsa alırım. Baksana daha o günlerden başlamışız zarar ziyana. Ayıp etmişiz arılara. Dolayısıyla doğanın dengesine. Neyse işte balını afiyetle yediğimiz o çiçeğin oradayım. O kokuyor ben dikiliyorum. İlerlemek yok ki içimde. Ne de halim var. Çok önceden gördüğüm için ne varsa. Kaç adım attım sorsan bilmem bu yaşıma dek ama nereye varsam başka yere varmak isteyeceğimi adım gibi bilirim. Hoş, dünyanın bin türlü hali unutturur mu unutturur adını. Sonra sen geldin aklıma. Bilerek bugüne sakladım ki diyeceklerimi haklı çıkarayım seni. Sakladım sakladım öyle hakladım. İçimi açıp açıp baktım bir kabul gördü halimi sonunda.
Çiçek diyorum güzel kokulu kaf dağına kaçsam da duyarım kokusunu.
27 Mayıs 2010
Gönderen
kıyıköşeyazı
zaman:
9:17 ÖS
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
0 yorum:
Yorum Gönder