Yorumlar getiriyor sonra da oluruna bırakmamı istiyorlar. Bırakamıyorum ki. Demir atmış değil ki daha en başında helalleşmiş hiçbir aşk, bir gün bitebilir, ahı tutabilir kaygısını açık denizlere taşırken. Her limanda bir sevgili bırakan düşüncelerinizin denizinde boğulmamaksa el becerisi olarak takılıyor boğazıma. Hal böyle olunca iyi kulaç atmam lazım beyninizin derinliklerinde. Sizse o derinliğe inemeyecek kadar korkak çıktınız kıyıya doğru yüzerken zaten boyunuzu aşmayan sudan. Oldu bittiğe getirirken en aheste ellerle hazırlanmış verebileceklerimle dolu olan vakitleri. Daha vurmadan kıyıya aşk mektubunuz. Bana uyar. Huzurum yerinde öylece duruyor. Ama şu da var ki her bir korunağımı kendi isteğimle tekmeleyebilirdim tek bir imanızla. Her bir adımı karalayabilirdim kumların soğumaya başladığı bir anda batan bir gemiye dönüşen aşkınızla. Evet ben geminin kaptanı. Gemisini terketmeyen. Ruhsatı kaptırabilirdim bir damla alkol almadan ruhsatsız aşkınız uğruna. Yani yapabilirdim bunların hepsini. Diri diri sokmanıza izin verebilirdim beni yerin dibine. Kimseye değil hissettiklerime hayran kalırdım hormonlarımın her karşı atağa geçişinde. Hayat sadece öpücüğü verse yaşamam için bana yeter dirilirdim kan dolaşımımın damarlarıyla olan yarışını her tamamlayışında. Ama dur... bu anı daha önce yaşamıştım... biri kalırsa biri gider doğru ya, aşılmaz kural.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
0 yorum:
Yorum Gönder