Uykusu bölünmesin diye yolunu uzattı. Canını sıkmasın diye yürüdü dünya kadar yolu. O n'apardı onun için bakar körlüğünden ödün vermemek dışında. Bas bas söylemeden anlamazdı O, anladı. Kendi başının çaresine yine kendi baktı. Kendi kadar düşünceleri yüklenip. Leb demeden anlayabilirdi ağzından çıkanı ne var ne yoksa. Arada bir dokunmasını bile o hatırlatırken nedense unutmuşluğunun içine her daim dahildi. Kılını kıpırdatması yeter de artardı ne de olsa onun için. Arta kalan için fazla söze gerek yoktu. Her ne kadar sözü söz olmasa da söz sözdü. O'nun kapalı kutular ardına iteklemesinin aksine apaçık ortadaydı sevgisi. Şikayetçi miydi bu durumdan veya olsa n'olurdu. İçini dökerdi yine kendi silerdi. İçiyle beraber dökülecek bir incisi yoktu nasılsa. Ertesi gün olduğunda yine en çok o düşünecekti O'nu. Yine en çok o özleyecekti. Yüzüne bakınca yüz vermeme süreci kısaldıkça kısalıyordu ne de olsa. Ve de olan olmuştu.
İçini dökerdi yine kendi silerdi akan yaşlarını, kurursa hiç çıkmaz diye.
02 Kasım 2007
Gönderen
kıyıköşeyazı
zaman:
1:20 ÖS
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
0 yorum:
Yorum Gönder