Radyoyu karıştırırken çok sevdiği bir parçayı bitmek üzereyken yakalamış gibi. Aslında kaçırmak denirdi buna. Bulduğunu sandığında bilmiyordu çok şey kaçırdığını. Üstü kapalı anlatımlarıyla üzerini örtmeye çalıştığı hislerinden sıyrılabildiğinde anlayabildi bunu ancak. Ama çoktan anlamını yitirmişti. Hayatın tadına varmak yerine yalnızca karnını doyurmak için gittiği işinin dışında uyuyarak geçirmek oldu boş zamanlarını yaşamak dediği. Yaşamak denirse. Ağzının tadı bozulmuştu bir kere. Ölmekse uğraş vericiydi. Sevdikleri açısından zor bir karardı. Üstelemedi o yüzden de.
En yalnızlığını kimseyle hemfikir olamamaktan alırdı. Desen desen deli gömlekleri vardı. Her gün birini giyerdi. Eli kolu bağlı. Neyi anlattığına değil ne şekilde kurduğuna bakılsa cümleleri mantıklı gelebilirdi dedikleri. Çoğu yalan olsa da.. Yalan olmayanlar da yalan olmuştu. Başka şeyler çıkarılmasın konuşmalarından. Çok zorlandı severken. Başka yere çekmeyin. Her gün biraz daha yenildi. Bunu yenmek için kendi başına kalmak istedi bir süreliğine. Arkasını döndüğünde baktı ki kimse kalmadı. Görmezden geldi. Baştan beri biliyordu her şekilde yalnız olduğunu ama yine de kararını etkiledi.
19 Kasım 2007
Gönderen
kıyıköşeyazı
zaman:
2:39 ÖS
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
1 yorum:
uyuyan güzel = mutluluğu arayan küçücük yaramaz bir kız :)
Yorum Gönder