01 Eylül 2007


Haftalardır bizimle yaşayan Hamza'dan bahsetmek istiyorum size. Onu pek gören olmadı. Genelde karanlıkta çıkar ortaya. Seyyar ışığımızı yakmadığımız ya da ampulünün patladığı zamanlarda. Ben ilk görenim. Pır diye geçmişti yanımdan. Başka gören olmasa inandıramazdım kimseye. Küçücüktü ilk geldiğinde. Şimdi bir görseniz, kocaman olmuş. Genelde mutfakta takılır. Yalnızlığını sever. Hiç arkadaş edinmedi geldiğinden beri. Otlakçıdır da. Hiç alışveriş yaptığını görmedim eve. Kiraya da katılmıyor zaten. İşi gücü bir kuytu köşede bir şeyler kemirsin. Korur da kendini. Kapana kısılmadan yeme becerisine sahiptir salatalığı. Kimse dur diyemez ona. Ağır abidir de aynı zamanda. Yaş ilerledikçe, evde geçirdiği zaman artıp da hala başına bir iş gelmedikçe kendine güveni geldi. Aheste aheste yürür karanlık kuytu köşelere eve dönüp ışık yakınca biz, nereden çıktınız siz der gibi. Kuyruğunu savura savura geçer gider yanımızdan. Kafasını çevirip şöyle bir bakmaz bile. Uyurken uyuşturucu etkisi gören nefesiyle kulağımızı ya da burnumuzu kemirmese iyi. Tek korkum o. Bir sabah bir parçamı kopmuş görmek. Sever ama beni. Yapmaz. Konuşurum ben onunla yalnız kaldığımızda. Sessizce dinler. Aslında söyleyecek çok şeyi vardır ama dinler sadece. Biliyorsun o kapanı ben kurmadım sana. Ama dinletemedim işte. İyiki de kurtarmışsın yakayı. Sen rahatına bak Hamza. Biz alıştık sana. Ev sana emanet.

Gönderen kıyıköşeyazı zaman: 10:08 ÖÖ

 

4 yorum:

Adsız dedi ki...

hamzayla henüz tanışmadım,bana bi gıcığı var gibi.çok gürültülü geliyorum ona,ayrıca pek titizim pislettiği her köşeden hesap soracağımı zannediyor..

kıyıköşeyazı dedi ki...

Hamza adamım benim ya. Sen ne diyorsun ortalığa s..maz, tek bir kırıntı bırakmaz yerde, işini bilir:)

Adsız dedi ki...

bu durumda senden daha tertipli ve titiz nihan..ama gel görki hamza yalnız takılmaya başladı...

kıyıköşeyazı dedi ki...

Baktık çıkmayacak evden biz çıktık başka eve, yüreğim kaldırmayacaktı bir kapanı daha:)

 
>