20 Eylül 2007


Toparlayamıyor ağzını bunca işin gücün arasında. Sığamıyor kabına. Beni de sokmaya çalışıyor yetmezmiş gibi. Kaşları çatık. Her hareketimde bana çatıyor. Diyorum bu halimle istemedin mi beni. Şimdi niye, ne diye bu çatışma. Diyor seni tanımadan gördüm ben. Dıştan göründüğün içindi diyor ama dışın çok başkalaşıyor günden güne. Çok pişman. Bunu görebiliyorum. Zapt edemediğim hareketlerime sözü. Söz geçiremedikçe ağırlaşıyor sözleri. Bense söz dinleyemeyişimin yanına geçtim. Sabitçe duruyor fikirlerim. Değişemiyorum diyorum. Ne de senden cayabiliyorum. Olmayacak gibi diyor. Oldurmak istiyor. Ama olmadıkça olmadıkça zarar görüyor beklentiler. Neresinden dönersek dönelim zarardayız diyor. Zaman aşımına uğruyor vazgeçebilitemiz. Aşınıyoruz daha tamamlanamadan. Ne desem basmıyor kafası. Konuşma şeklimden tut hissedişime kadar. Yaran mı var diyor. Benim yaram hiç kapanmaz ki diyorum. Bu yüzden çantamdan hiç eksik etmem yara bandını. Saçmaladığımı düşünüyor. Doğru bildiğim ne varsa yalanlıyor. Ak dedikçe ben karartıyor içimi. Anlamıyor. Anlamıyorum. Anlaşamıyoruz.
Çünkü arada bir unutuyorum ilaçlarımı almayı..

Gönderen kıyıköşeyazı zaman: 10:44 ÖÖ

 

0 yorum:

 
>