01 Eylül 2007


Yağlı boyalı bir tablonun tam ortasına geçmiş birkaç süslü söze kanmak için hırsından deliye dönmüş bir fırça darbesiyim şimdi. Her darbede biraz daha işliyorum içine. Sana renk kattığımdan bihabersin. Nasıl bu kadar renksiz kaldın bu zamana kadar, nasıl bu kadar kaldın bilemiyorum. Bilene kadar da son fırçayı vurmaya niyetim yok.
Sende ne bulduğumu mu merak ediyorsun? Bir anda olan, bir tek şeyin, ufacık bir şeyin başlattığı, birçok şeyle büyüyen, yeşeren şeyin bana sırrını mı soruyorsun? Onda ne bulduğunu bilmezsin. Zaten o şeyin ne olduğu bilsen koparıp atarsın aklından. Kökünü kurutursun. Ama hiçbir zaman bilemeyeceksindir. Çaresiz solmasını beklersin kendiliğinden. Sulasan da sulamasan da, çölün ortasına düşse de. Kaktüs gibidir, kendi suyunu kendinden alır. Çok benzer yanları vardır. O da batar o da acıtır. Dokunulmazlığı vardır her aşkın. Kimse de karışamaz, çıkarıp atamaz. Hala bana sende ne bulduğumu soracak mısın?
Düşünüyorum da, bir tarafına girsin istediğim işlediğin suçlarınla tam ağzına layıksın onların. Beni de korkutan o ya. N'olmuş endişeliysem. Ve n'olmuş sıkıyorsam seni. Biraz daha dönme ki kötü bir hisse daha kapılayım. Biraz daha dönme ki paronoyalarıma bir yenisini daha ekleyeyim. Biraz daha dönme ki kesin hükümler vereyim. Biraz daha dönme ki seni sevdiğimden emin olayım..
Biliyorum çok zorladım. Peki ya döndüğünde de yok bilmenin orada yok bil dediğimden farkı ne. Benim dediğimle mi olacak veya var mıydım ki. Beni bilmemenin benimle hiçbir ilgisi yoktu seni sevmemin sadece beni ilgilendirdiği gibi. Çıkmaza sokan sen değil misin. Döndür şimdi yolumdan. Erkeksen döndür. Ben son darbeyi vurmadan resme.

Gönderen kıyıköşeyazı zaman: 11:39 ÖÖ

 

2 yorum:

Adsız dedi ki...

tüyü bitmemiş yetim diyesim geldi.

kıyıköşeyazı dedi ki...

Yaşını başını almışlarını da gördük. Yalnız çocuk ruhlu olsalar yine iyi, çocuk gibiydiler. Ne komplekslerinden arınabilmiştiler ne büyüklük taslamaktan ne de büyüyememekten.

 
>