Aklıma düştüğünden beri nereden başlayacağımı düşündüm. Birkaç günün sonunda vardım ki öyle bir yer, öyle bir zaman yok. Zamansız ve yersiz oluşuyor her oluş. Affınıza da sığınarak başladım bir yerden. Telaffuz edebildiklerimin fazlasıyla, dilimin dönmediklerinden getirdim açıklığı. En ağırıma gidecek şeylerin hep en ağırına gittim. Neyden önce davranırsam davranayım geç kalmışlık hissinin üzerine çektiğim perdeleri açıyorum belki de değil, belli ki şu an.
Davranmayı sevdim, düşüncelerin naklen yansımasını hareketlerime az sonra değişeceğine olanak tanımadan. Anlayabilen çok az insan tanıdım, tanıdığımı zannettim kiminiyse anlamayı kestiklerinde. Her ana yayardım ben olsam anlaşılmayı. Şimdi onlardan daha fazla konuşmamalarını isteyeceğim, hepsi o.
Hayal kırıklığımın kaynadığı yer oluverdi gücüm. Oradan aldım, her yere yayıldım. Düşünmeden sormadan. Sorsam da söylemeyeceklerinize aklım erdiğinden bu yana yatmasa da anladım yatsa da. Bir hayaldim ama kalamadım, gerçeklerden yana durdum. Tüm gerçekliğiyle sevmeliydi. İçine sığamadığım benliğimin dışa sızmasıydı açıklarım, sizler ne düşündünüz bilmem ayak altında yakalamaya çalışırken. Yakaladığınızı sanarken. Oysa elinize geçirdiğinizi fırlatırken en uzağa, ben çoktan gitmiştim oradan. Siz hala açıklarıma mı takılırsınız? Dikkat edin de düşmeyin bana tutunmayı bırakırken.
08 Kasım 2011
Gönderen
kıyıköşeyazı
zaman:
10:41 ÖS
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
0 yorum:
Yorum Gönder