14 Kasım 2011


En sondan dönerken başlıyorum en baştan. Büyüdüğüm bu şehir, yaşadığım o şehir, dönüp de ummadan bulduğum bu şehir. Halbuki ben ne gördüysem her yerin ayak üstünde olduğu, haberleşmeye gerek kalmadan herkesi elinle koymuş gibi bulabileceğin, ilk görüşte aşık olduğun insanla ertesi gün mutlaka karşılaşacağın, yürüyerek gittiğin okulun, en uzak yerin bile yürüme mesafesinde olduğu yollardan, bir adım atsan çıkan söylentilerden, yakın uzak akraba kavramından çok uzak bu yerde, mesafesiz, trafiksiz, tanıdık yüzlerden gördüm, görmezlikten gelip kaçıp gitmişsem de hayatımın şehrine, sanmayın ki bir hayalden daha gerçekçiydi gidişim, hayallerimin son bulduğu şehriyken geride bıraktığım.

Karşılığında bir şey beklemeyecek yaştayken karşılıksız aşklar, istemeden yan cepte bulundurmadığımız zamanlardı kimseleri, daha iyi bilir gibiydik ne istediğimizi. Şimdi her nereye ilerlersem ilerleyeyim zurnanın zırt dediği yerde buluşum kendimi gerçektendir. Çekim yasasının kanunlaştığı hayatımın bu kısmında ister geriye ister ileriye dönük olsun her şeyi tahmin ede-biliyorum-. Bilinçaltımın öngördüklerinin gördüklerimle birebirliğiyle tutumumdan ödün vermiyorum. Buyrun siz değişin, önden buyrun bir şeyleri değiştirin. Ben burada kalıp etrafı kolaçan edeceğim.

En kötü başlangıç bile hoş gelir kulağa son konuşmadansa. Dikkatlice seçilmiş sözler iyi hoş da, en doğrusudur bakarsın geçmiş aşklar gibi dikkatten kaçmış sözler gevelemeden önceye kadar. Yoksa çok mu umurumda gittiğimiz o yere bir daha kiminle gidecek olman. İster kestirmeden ister yolu uzatarak.

Karşılığında bir şey beklemeden alışamamışız sevmeye çocukluğumuza rağmen. Nakavt olmuş bir boksöre benzetmiş aşk. Tek fark hakem saymaya başladığında yerinde yeller estirirmiş her kazanan. Son vuruşu yapacak kimse olmadığından ortada, öldürmezmiş aşk. Ya peki savaşmaktan geçtim, yaşamaya değer görülmeyen şey yazmaya değer mi. Süslendirerek dökülürse elden, elden ne gelirse artık, bir şeye benzetilebilir mi. Yüzüne bile bakmadan geçiştirilebilir mi sesli konuşsak da hiçbir yere vardırmayacak sessiz harflerimiz. Hı, ne dersin?

Gönderen kıyıköşeyazı zaman: 12:07 ÖS

 

0 yorum:

 
>