16 Eylül 2011


Bi gün yanına uzandım, odayı kaplayan yer yatağında tavana bakıp dedi ki: "Hiç anlamıyorum bu eşyalar bu odaya nasıl sığıyor, tavana bakıp sığdırmaya çalışıyorum, nasıl koysam da sığdıramıyorum gözümde." Hayır hayır göz yanılması değil tamamiyle bakış açısıydı. Şimdi hangi odanın tavanına ne zaman baksam içime sığmıyor ona sevgim. Zannetmiyorum ki kimse sığdırabilsin. Hadi deneyin. Ama bunu ilk düşünen siz olmadınız. İşte ben asıl o zaman çözdüm sevmek problemini. Sonra mesafeler. Gitme dedi gittim daha anlaşılır olmaya. Anlamayan bi dünya insana. Oysa an meselesidir anlaşılmak. Bilmiyor mu bilmem ama o da anlatabilmeye vardı ben gittikten sonra. Beni anlatıyor ayrı dünyaların insanlarına, onu anlatıyorum ayrı dünyalarda. Kim anlasın ki. Kimse anlamaz ki. Ama olsun -bu kadarını bilirsiniz- dünya durmadan döner. İster aynı ister ayrı yine döneriz birbirimize.

Gönderen kıyıköşeyazı zaman: 8:45 ÖS

 

1 yorum:

Adsız dedi ki...

eşyaları sığdırmayı bıraktım tavanlara,,, başka düşüncelerim var ama yine tavana olmasada sığdıramıyorum hiç bir yerlere... nedenir bilmem anlatmak içinden gelir ya insanın....bir gün yine kesişir tabiki zaman...içinden çok lar geçen seviyorum seni... emrh

 
>