Uçağı düşürüyorum ve sıfırdan başlıyorum hayata. En başından başlıyorum anlamaya. Hangi düşen uçaktan sağ çıkmıştır ki yolcular ve ne zaman bulunmuştur ki kara kutu. Önem verilmemiş ilk tanışmadan yıllar sonra önemi anlaşılan buluşma içerikli son hayat kırıklığım. Daha dıştan bakınca içtenliği okunan yüzlerin anısına içiyorum. İçtikçe içerleniyorum. Birkaç kara bulut ardından yağmur çamur. Boynumun tutulan kısmında saklı tüm kötü anılar. Arkasından toz bulutu. Dudağımın en kenarında sevinçten yer edinen çizgisinde saklı ömür uzatan her sarılış. Kemik kırarcasına, yapışık ikizlercesine. Geriye doğru sayıyorum. Sondan başlıyorum anlatmaya. Çöl olmadan önce her şey. İçi tıka basa değilse de uçuşan hayallerden kapağı kapanmayan hatıra kutuları. Söylenecek çok şey vardır vedaya başlarken, bitirecek ise çok az şey kalır ayrılığı başlatırken. O sıra bitti sanıyorsan çık karşıma. Erkeksen çık. Ama şimdi yok olsun karşı kaldırım. Yok olsun o dik bayır. Yok olsun geçilen yollar. Yok olsun sahil kenarındaki çaycı. Yok olsun sabah saatleri. Olmasın yok olsun buz parçaları. Paramparça olsun, erisin gitsin alkolden daha süratli çarpan o buz. Yok olsun rutubet. Hemen şimdi yok olsun defalarca dönülen sapak. Karşılığında bir şey beklemeden geçsin gitsin bütün arabalar. Yok olsunlar. Arındırılabilseydi daha sarmadan duygular ne yollardan dönerdi bugün bitti adını vediğimiz kahır. Beni bir daha aramayacağın adına verdirdiğim söz. Bugün ne kadar asılsız geliyor kulağa ertesi gün yokmuş gibi gelirken. Ertelemek ne kadar kolay geliyor hiçbir acı ertelenmezken. Öncesiz sonrasız bir şimdi düşün. Ayakta zor duran şimdi. O kadar yalnız ki şimdi. Önceyi unutsa sonrayı hayatına sokmasa bu süresiz yalnızlıkta ne yapar şimdi. Bir kadeh daha. Bu söz ağza bir dolanırsa çözümü kalmayacak biliyorum ama yalvarırım bir kadeh daha. Kolay geliyor bilmiyoum demek. Kolaya kaçıyor bilmiyorum diyerek. Ama en iyisi yok et şimdi o dediklerini. Yok et verdiğini sandığım sözleri. Yok et ellerini. Yok et beni ve tüm ayrıntıları. Benim için bir kere olsun yap bunu. Yok et o geceyi. Yok et sabahını. Yok et geçen konuşmaları. Ama kalbime dikkat et, emin ol öldüğünden. Tekrar tekrar yok et dokuz canlı sevgimi. Karanlık kendinden korkuyor. Korkmak için bir sebep bulamıyorum bu gece. Seni kaybederken en büyük korkumu yendim ben. Bakma bana, süt gibi kesik bu cümleler, bakma onlara. Sana tutabileceğin bir söz verdirdim, iyi bak ona. Benden sana son hatıra, senden bana son inanış. Son bir lütfen, yalancı çıkarma beni.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
0 yorum:
Yorum Gönder