07 Ağustos 2007


Bu kadar çabuk aklına gelmiş olmaktan şeref duyar, bir telefonuna bakmaya bakarken tatminkarlığı üstüne de para almayız. Biz de az değiliz hani. Azaldığımızdan muzdaribiz. Onun için hava hep hoştur. Bizim içinse boş. Sesisini, ismini, cismini, nefesini duyup görmediğimiz, hissetmediğimiz her ana yayarız kahkahamızı. Kahkaha atmak isteriz denize sıfır bir manzaradan aylardır atamadığımız sıkıntımızla. Ne mümkün. Ziyan eder öyle döneriz. Bugün var yarın yok adamlarla ne başa ne yola çıkılamayacağını daha öğrenememişizdir. Dağları delecek kadar değildir katiyen ama öyle büyüktür ki aşkımız içip sızmak istetir. Bir kadehte sarhoş eder her istediğini yaptırmak için. Üstelik sırf istekleri ertelememek adına içmek de var işin içinde. Kim sorarsa unutmaya içiyoruz. En büyük yalan. Her aşkı elimize yüzümüze bulaştıralım ki değmediği yer kalmasın. Değsin yani. Havalar hep güzeldir giyinmeyi bilene, her hava değişimi kendi mevsiminde yaşadığı sürece ama mevsimler de şaşırdı, dört mevsimin üçü gitti biri kaldı buralarda. Peki ya sizin oralar?..

Gönderen kıyıköşeyazı zaman: 11:18 ÖÖ

 

0 yorum:

 
>