07 Nisan 2006


Her sabah yarım saniyeyle kaçırdığım çift katlı otobüsü, her daim aynı saatte, aynı noktada duran çocuğa kelimelerin yeriyle oynamadan ‘’afedersin, çift katlı geçti mi’’ diye soruşum ve her defasında ‘’kafa sallama’’ yanıtını alışım içimden ‘ben bu anı daha önce yaşamıştım’ dedirten.. Birinden inip diğerine binecekken otobüsün, aradaki yürüme mesafesince çiğnemeden yuttuğum simidin susamlarının dişlerimin en ücra köşelerine girmiş olabilme ihtimaliyle herhangi birini görüp tebessüm etmek zorunda kalma –en büyük- korkum.. Bütün saniye farklarının birlik olup beni okula geç bırakmasının verdiği bozuk ağız.. Asıl bağlamaya çalıştığımsa, şu an aklıma gelmeyen onca –hay- aksiliğe rağmen kinder buenonun üç gram etmeyen ağırlığıyla hayatımı yaşanılır hale getirmesi.. Mutluluk iksirim yalnızca sütten kakaodan bir çikolata. Yumurtadan çıkan sürpriz hediyelerde gözüm yok. Şimdilik.

Gönderen kıyıköşeyazı zaman: 7:18 ÖS

 

0 yorum:

 
>