21 Kasım 2010


Geçen son üç yüz yirmi beş günden sonra -şu an saat hesabı yapamayacağım- bir yılı daha geride bırakmış sayılırız. Hiç değilse benim takvimimden çoktan geri kalan sayfalar koparıldı. Yaşamla ölüm arası gibi eski yıldan yeni yıla geçiş, hazırlık aşamasındayım. Ve de alıştırıyorum kendimi. Tabi elime kağıt kalem alıp bir sayfa boyunca yeni yılın tarihini atacak değilim, ilk bir hafta yanlışlıkla eski yılı yazmakta bir sakınca görmüyorum. Kendimi alıştırdığım şey yaşımın ilerlemesi de değil. Sadece ilk kez yeni bir yıldan bu kadar beklentiliyim, yapacaklarımın listesi uzaya kadar uzanıyor. Ve bunu burada paylaşma gereği duyuyorum ki başka bilenler de olsun, cayma olasılığım ortadan kalksın. Çünkü bazen kendimize karşı çok yumuşak olabiliyor ve verdiğimiz sözleri tutmayabiliyoruz, yani bence. Kendime verdiğim sözü size de verdiğim gibi, yap(a)madığım takdirde "hani yapıyordun!" deme hakkını da vermiş oluyorum.

Gönderen kıyıköşeyazı zaman: 3:51 ÖS

 

0 yorum:

 
>