14 Şubat 2010


Bir gün…

Her şeyi konuştuk şu ana kadar yaptığım ya yapmadıklarım? Dur dur, içindeki kurt tek bir hamlede düşmesin, derin konulara gireceğim yok, sadece düşündüklerim demek istediğim. Çok mantıklı şeyler de bekleme. Her zamanki kadar saçma sapan şeyler düşündüm ama her zamanki kadar içten şeyler de. Şu an kesin içinden yine ne diyor bu kız diyorsun, inan ne demek istediğimi ben de bilmiyorum. Ne diyelim ilk günün heyecanı diyelim. Sevgimin kesin kanıtını buldum on iki saati geçmeyecek kadar önce, uykunda aldığın nefesi içime çekmek istiyorum çünkü, işte sana kanıt. Bu kadarı bugünlük yeter. Burada saat 00:40, seninleykense zaman yok.

İki gün

Az önce sana baya kızdım sanırım. Bazen lafın nereye gittiğini bilmiyorsun. Saat 23:36.

Üç gün

Baştan söyleyeyim affedilmedin. İki çift söze kanmadım. Konuya Gülşah’la başlamıştım, Filiz’le devam edip çıkmayacağımı söyleyecektim içini rahatlatmak için lafı ağzıma tıkamasaydın. Ama sanırım zaten için rahatmış pirelerinle. Bilemedim işte. Her ne ise yatmadan itirafta bulunayım dedim. Burada tıpkı telefonlar gibi hiçbir şey çekmiyor beni. Yanımda olmanı isterdim. Bu gün de kayboluyor puf diye. Saat 00:29, çok önemli bir şey söyleyebilecek kadar affedilemedin henüz.

Dört gün

Stresliydi bugün, annemle olan kavgam ve sonrasında sen. Daha affedilmeden bir huysuzluk daha çıkardın akşam akşam. Tamam kapatıyorum konuyu. Çok konuştuk Gülşah’la. Konuştuk da konuştuk. Konu erkekler, sonuç başarısız. Ne desek nafile. Tecrübeler konuştu aslında daha çok, işlevliğini kaybetmiş. Ne çok zamanımızı alıyorsunuz. Siz belden aşağı vurdukça biz durmuş akıl arıyoruz. Nafile. Tamam bu konuyu da kapattım şimdilik. Saat 00:44, engel olamayacak şekilde seni seviyorum.

Beş gün

Dün yazmayı unutmuş gibiyim. Ama değişen yok, günlerden ne, saat kaç olursa olsun seni seviyordum.

Altı gün

Yola çıkmama saatler kaldı. Oraya varmama da. Saat 14:30, seni… Dönünce tamamlarım.

Gönderen kıyıköşeyazı zaman: 10:55 ÖÖ

 

0 yorum:

 
>