13 Haziran 2007


Üzerinden geçte aşkımızın.. silinmesin. Bir kalem de sen vur. Kaza süsü verilemeyecek kadar ortadaysa da gerçek, aşk farz edelim bu zaafı. Seni var sayıp yalnızlık çekmemek geçmiş günlerde.. yaratana inanmadan yaşamak gibi. Gözüme o kadar çok şey kaçıyor ki bugünlerde, bazılarıyla yaşamaya alışıyorum, bazılarıysa yaş olup akıyor her düşlediğimde ve ben her seferinde düşüyorum denize düşüp yılana sarılmamak adına.
Günler hep gelip geçer, önüne geçilmez bunun. Biraz haksızlık etmiş olmaz mıydım hem daha önce hiç görmediğim bir günden bana acımasını bekleyerek. Koskoca bir güne daha yumdum gözlerimi. Oysa göz kapaklarımı jiletleyebilirdim eğer hiç uyumazsam yanımda kalacağını söyleseydin. Demedin. Bu yüzden birinden uyanıp öbürüne dalıyorum uykuların. Rüyaların tersi çıkması kadar aksi, gündüz görülen rüyalar kadar sıradan şimdi. Seni düşündüğüm anlar kısalsın, aklımdan bir an olsun çık diye rüyalara veriyorum kendimi ve seviniyorum rüyalarım hiç çıkmadığı için. Umutsuzluğa düşmek istiyorum yine sana sarılmamak adına.
Hadi bir cümle de sen kur, tozlanmış sandıkta saklayalım onu da. Bir daha hiç açılmasın aşkın konusu. Hatırlarsan ne zaman konusunu açmaya kalksam kapatmaya çalışırdın var gücünle. Şimdi de ben konuyu değiştiriyorum kim açmaya kalksa. İşte sandık dediğim şey de o.
Başka türlü geçmiyor vakit.

Gönderen kıyıköşeyazı zaman: 9:31 ÖS

 

0 yorum:

 
>