Oyunlarımla akılda tutmayı öğrendim.. Lades tutuşmayı. Oyuncuların bir kısmı aklında tutamadığı için lades olan, bir kısmı hiç aklından çıkaramayan.. Zamana yenilen ve yenilmeyip lades yapan..
Daha o zamanlar belliymiş ne olacağım. Her verileni hiç düşünmeden alacağım. O kadar da savaş verirdim lades olmamak için. Ama yok en sonunda yine alırdım elinden ne verse. Baktım olmuyor, savaşmayı bırakmıştım.
Sonra sonra tutabildim aklımda, onu da zamanla öğrendim..
Git gittiğin yere, ister ters istikametime, ister önümden yürü, istersen de arkamdan, kalabalığa karışalım, kafamızı kaldırınca tanımayalım birbirimizi, tanıdığımız ne malum diye geçirerek içimizden.. Ne yenil ne yenilme, hiç bitmesin kemiği kırayım derken beni iki parçaya ayırıp başlattığın bu oyun, büyük parçası da sende kalsın, küçüğü de, ne ben bir şey uzatayım sana ne sen al elimden onu, öylece sürsün gitsin, ama benim AKLIMDA..
31 Temmuz 2006
Gönderen
kıyıköşeyazı
zaman:
5:06 ÖS
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
2 yorum:
unutmazsın umarım.neyse ben hatırlatırım sana.
Unutmaz olur muyum? Nerde görülmüş benim unutmadığım önemini yitirince..
Yorum Gönder