Sıcağın cılkının çıkış anına dek denk getirilmeyen öylece sereserpe serilmiş postunun en sert yerinden rahatsızlık vermeden sıyırdım seni işin içinden. Yeter ki sen düşünüp de üşenme. Ve yeter ki icraatın ucundan bile geçme naif kıpırtınla. El üstünden de üstün tuttum altın defterinin gümüş sayfalarını. Akvaryum huzurunda uykuna daldırıyorum elimi ellerimle uyutmak adına seni. Kornişinden çıkmış perdenin her çektiğinde biraz daha ayrılması kadar huzur bozucu uyanıklığınla karşılaşmamak da senin adına tabi. Masum yılların yakınından bile geçemediğimi anladığım günlerden daha ıslak artık günlerim. Masumiyetini kaybetmiş dakikaların kuruluğunu hatırlatır gibi geçip gidiyor bir sırılsıklam bir kupkuru... Bir sırılsıklam bir kupkuru...
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
0 yorum:
Yorum Gönder