18 Kasım 2006


İnsanlık halidir. Olur olmaz şeyler yaptırır insana. Başka başka kimliklerle düşündürür, içindeki insanlar konuşur durur durmadan, konuşurken konuşurken birbirlerine girer o insanlar, hiç düşünmeyeceğin şeyleri düşündüğün bile olur tamam ama içinden sessizce. Sonra kendi kendine de konuşursun evde yalnızsan, yemek hazırlarken birden kendini yemek tarifi veriyor bulursun, parmağını kesen bıçakla kavgaya tutuşursun saç baş, kimsenin olmadığını bile bile içeriye seslenirsin müzik açın diye tamam da yani o anlık şeylerdir bunlar hep. Öylesine bir şeyler dersin. Ya bana ne demeli. Benimki başka. Fısır fısır fısır. Anlatıp duruyorum. Olanları, bitenleri, o gün birine dediklerimi tekrar ediyorum, ya da işte diyemediklerimi. O biliyor. Şahit oldu. İnkar edemedim, göz bebeklerime bakıp hemen anlardı çünkü biliyorum. Yapıyorum ben bunu. Üstelikte konuşabilecek biri varken hemen yakınımda. Az önce de bir başkasına yakalandım. Onu diyecektim. Bulaşık yıkıyordum, gene takılmışım bir konuya. Nasıl konuşuyorum fısır fısır. Nasıl utandım karşımda onu görünce. Beni duyunca. Boşta bulundum, şarkı dedim, şarkı söylüyorum. Hangisi dedi. Sen bilmezsin dedim. Bir de yani mırıldandım da. Ritim bile tuttum daha inandırıcı olsun diye, şarkı diye yutturduğum kendi kendime konuşmalarımla. Çok utandım. Bu kadar zahmete gireceğime açık açık söylemeliydim galiba. Utanç verici. Neyse geçti. Alın işte, söylüyorum, artık utanılacak bir şey kalmadı. Deli miyim neyim. Ama bazı günler öyle biriyle görüşüp eve döndüğümde aynanın karşısına geçip ona baktığım gibi baktığımı söylemeyeceğim.

Gönderen kıyıköşeyazı zaman: 11:40 ÖS

 

4 yorum:

Adsız dedi ki...

Deli filan değilsin. Hayata pozitif yönde bakan çok tatlı bir insansın. Yüzünün halini yakalandığında çok merak ediyorum ya nasıl bir hal alacağını,Dur tahmin edeyim.Baştan bir gözlerin açılır şöyle kocaman kocaman, ondan sonra ani pişkin bir gülümseme, bir yüz kızarması ve sonrası bağlama ayağına tatlı bir yalancık utana utana çok şeker yaa en sevdiğim anlardan biri desem yalan olmaz.Çünkü bu duruma kızılmaz bozulamaz bir insan asla hayatta nedenmi atıyorum misal beni çekiştiriyorsun şöyle böyle diye konuşmaların üstüne ben geliyorum diyelim sen beni gördüğünde pempe yalanlar uyduruyorsun heralde kızmamam için belki; ben ne düşünürdüm acaba; Beni düşünüp konuşman ne güzel iyide olsa kötü de olsa çünkü aklından geçmek kadar şahane bir şey yok derdim.Neyse çok uzattım galiba pardon.

seven dedi ki...

nihanın ifadesiz anı.gözünde,yüzünde hiç bir ifade olmuyor o yakalandığı an.ama konuşurken başka şekilden şekile giriyor mimikleri.tabi kendiyle konuşurken.ya da bilmem kimle.hayır en en ilginci ses tonlamalarını filan yapması.o an,o üç dakika filan yok artık dedim hakkaten.

kıyıköşeyazı dedi ki...

Daha delirmedim öyleyse..

Sen de utanmadan söylüyorsun bir de yani ses çıkarmayıp, üç dakika boyunca kulak misafiri olduğunu. Yerim. Sen gör her şekilde. Yeterki sen ol yakalandığım. İfadesizliğimin her anında yanımda olman ümidiyle..

Adsız dedi ki...

:)

 
>